Sayfalar

Cumartesi, Mayıs 17, 2008

Xealon Günlükleri -- Bölüm: Buospota -- Buluşma (3-4)

3.

Genç kadın Pyxa Jorane’di. Xealon’da bu isim bazılarında huzursuz bir gülümsemeye bazılarında ise açık bir tedirginliğe yol açardı. Choire Akademisi’nde ise bu ismin farklı bir anlamı vardı. Jorane, 19 yaşında Choire Akademisi’nde ekofizik bölümüne kaydolmuş ve klasik matematiğe olan yatkınlığı o zamanlar ileri yerbilimi mühendisliğinde ders veren Thoux tarafından fark edilmişti. Jorane,önceleri zekası ve sıra dışı güzelliğiyle Akademi’de dikkat çekmişti. Bir süre geçince başka bazı huylarıyla da konuşulmaya başladı. Jorane’in ilerleyen aylarda ortaya çıkan asiliği,akademi kurallarını çok fazla umursamayışı ve zaman zaman patlayan agresifliği Thoux’un bir nevi himayesinde olmasından dolayı göz ardı ediliyordu. Jorane bunun farkındaydı,Thoux’un ona sağladığı hareket alanının,bilimsel açıdan önüne sunduğu zenginliğin,yeni bir hayatın, her şeyin…

Jorane’in Thoux için belki de en önemli yönü onu tamamlamasıydı. Jorane her zaman Thoux’un düşüncelerinin varacağı noktayı sezerdi,Thoux ise aynı sebepten dolayı ona her zaman güvenir ve destek çıkardı. Jorane’in akademiye gelene kadar başından geçenleri de yine sadece Thoux biliyordu. Jorane’in bilime olan aşkı geçmişi unutturmamıştı ve etrafında olup bitenleri görmesini engellememişti.

O da en az Thoux kadar devrimin gerekliliğine inanıyordu.

Thoux düşüncelerini ona açtığında ve planlarında önemli bir rol önerdiğinde Jorane hiç düşünmeden kabul etti.

Jorane zamanla kendinden umulandan fazlasını gerçekleştirdi. Thoux’un Xealon’daki maden ağını oluşturma projesinde Jorane Thoux’un sağ kolu oldu. Aynı zamanda yine Thoux’un yakın arkadaşları tarafından geliştirilmeye başlanan ileri iletişim teknolojileri konusunda da eğitim almaya başladı. Bu sistemler, Xealon’un yerin altına 7 kat şeklinde inşa edilen eşsiz maden ağlarında kullanıldı.

Akademideki 10 yılın ardından Krallık’ta çok az kişinin adını duyduğu, içine kapalı Syrnaon klanına doğru geliştirdikleri teknolojiler konusunda eğitim almak için yola çıktı. Jorane’in iletişim teknolojilerini öğrenmek için yeterli alt yapısının olmadığı ve Thoux’un himayesinde olduğu için kayırıldığı konuşuldu Choire’da. Syrnaon’a gitmek için seçilmesinin başka nedenleri olabileceğinden yine de kimse şüphelenmedi.

Jorane’in gelişimi Buospota için çok önemliydi. Buospota’nın kurulmasına kadar Jorane,şifreleme konusundaki bilgisini Syrnaon’da öğrendikleri ile harmanlayarak yeni iletişim sistemleri, uydular ve Thoux’un yerbilimi projeleri için yardımcı araçlar tasarladı. Zaman geçtikçe, tehlikelerle dolu Syrnaon’da kendisini savunmak için silaha ihtiyacı duyduğunda, gizlice edindiği bir lazer bıçağı ve dalga karıştırıcıyı geliştirirken, ister istemez savunma teknolojileri hakkında da fikir edinmek zorunda kaldı. İlk iki yılın sonunda, Syranon’un bilinmeyenlerle dolu iç bölgelerinde araştırmalara gitmeye başlamadan önce silahlanma sürecini de hızlandırmış ve sonunda odasındaki kitaplığın arkasına gizli bir cephanelik eklemek zorunda kalmıştı. Xealon’a dönme zamanı geldiğinde içine kapanık Jorane, çoktan tehlikeli bir ajana dönüşmüştü.

Syranon’da çalışırken klan dışı ile haberleşmesi yasaktı. Ama Thoux ve Jorane, gizli gizli görüşmenin yollarını buldular ve her ay Jorane hazırladığı raporları Thoux’a gönderdi.

Buospota’dan önce Thoux’un takımına güç kazandıracak ve bir enstitü kurabilecek alt yapıyı sağlayacak proje, Xealon’da kurulacak ilk geri dönüşümlü santraller ve enerji depolarının inşasıydı.

Jorane’in ve Thoux’un çalışmaları, maden ağının kendini beslemek için enerji üretmesini sağlayacak devasa devrelerden oluşan santraller yarattı.

Jorane Thoux’un kurduğu Buospota’da çekirdeğin de çekirdeğini oluşturuyordu. Thoux asıl plan için gereken diğer konularla ilgilenirken,Jorane geri kalan her şeyin,enstitünün ve teknolojik ilerlemenin sorumluluğunu almak üzere geri dönmüştü.

4.

Kulrth Jorane’i tanıyordu,hem de çok yakından. Jorane o sıcacık gülüşü ve insanı delip geçen turuncu-kahverengi gözleriyle Kulrth’a 8 yıl önce, Jorane’in Syranon’a doğru yola çıktığı geceyi hatırlattı. Birbirlerine hiç konuşmadan son kez sarılarak veda etmişler,ayrılığı yaşlarından beklenmeyecek bir olgunlukla kabullenmişlerdi. 8 yıl boyunca, kalplerinde açılan boşluğu işlerine daha fazla sarılarak kapatmaya çalışmışlardı. Her ikisi de hala aynı tutkuyla birbirlerine bağlı olsalar da, geçen zaman onlara duygularını gizleyebilmeyi öğretmişti.

Yıllardan sonra o akşam ilk kez birbirlerini gördüklerinde, yine tek bir kelime bile etmeden sarılıp yan yana sandalyelerine oturdular. Sanki hiç ayrılmamışlardı; Jorane akşam akademiden çıkmış ve Kulrth’la buluşmak için her zamanki gibi hana gelmişti.

Oysa ikisi de hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığının farkındaydılar.

Kulrth, diğerleri yemeklerini ısmarlarken hala o geceyi düşünüyordu. Jorane’i bir daha göremeyeceğine kendisini o kadar inandırmıştı ki… Kendisinin Jorane’i bile zorla kabul eden klana gitmesi imkansızdı, Jorane ise oradan ayrılamayacak kadar meşgul olacaktı. Ne kadar süre gittikleri yerde kalacaklarını da bilmiyorlardı. İkisi için de kaçınılmaz bir gerçekti ayrılık. Thoux ise hiçbir şey söylememiş,her zamanki gibi sır dolu sessizliğini korumuştu. Şimdi ise genç çifti izliyordu. Onları ayırmak Thoux için gerçekten çok zor olmuştu,ama üçü de yapılması gerekenin bu olduğunu biliyorlardı. Aslında 8 sene o kadar da uzun bir süre değildi,ama Thoux kimseye söyleyemiyordu Jorane’in dönüş zamanını. Çünkü geçen yıla kadar o da bilmiyordu.

Jorane, sessizce etrafı inceledi. 8 yılda Choire’in bu bölgesinde çok bir şey değişmemişti. En azından, Jorane’in şansına han ve hancı aynı kalmışlardı. Jorane hancıyla göz göze gelince gülümsedi. Hancı anladığını belirten bir işaret yaptı, ve Jorane’in 8 sene öncesine kadar hana her gelişte ısmarladığı içkisini hazırlamaya başladı.

Yemekler gelinceye kadar masada sessizlik hakimdi. Herkes derin düşüncelere dalmış görünüyordu.

Hancının oğlu, gençliğinden beri çekindiği isimlerin tekrar bir araya geldiği masaya elleri titreyerek yaklaştı. Başını kaldırmadan yemekleri ve içkileri masaya bırakıp kaçar gibi masadan uzaklaştı.

Thoux, hancının oğlu geldiğinde, düşüncelerinden sıyrılıp içkisinden bir yudum aldı. Grubu birkaç saniye sessizce süzdükten sonra

“Evet,” dedi. “artık herkes geldiğine göre… Pyxa, Buoques, siz birbirinizi tanıyorsunuz öyle değil mi?”

“Elbette” diye cevap verdi Buoqes.

Jorane gülümsedi. Anlaşabildiği birkaç kişiden biriydi Buoqes,beraber geçirdikleri 2 sene boyunca. İsmini uzun zamandır duymadığını fark etti Jorane. Yakın arkadaşları dışında kimse ona Pyxa demezlerdi,soyadıyla hitap ederlerdi. Syrnaon’da onun asıl ismini kullanan kimse yoktu.

“Seni gördüğüme çok sevindim Buoqes” dedi Jorane. “Ama sürpriz olmadı.Nog’un seni de çağıracağını tahmin etmiştim.”

İçkisinden büyük bir yudum aldı ve neden şaşırmadığını açıklamaya başladı.

“Hepimizin de bildiği gibi Nog, öğrencisi olan sekiz akademi öğrencisini değişik bahanelerle sekiz farklı yere gönderdi. Bunlardan bizim, üçümüzün gittiği yerler son derece kritikti ve sadece biz,bir de sanırım Alrosthei, bu yolculukların gerçek nedenlerini biliyorduk. Burada sizleri görmek beni şaşırtmadı o yüzden.” Durdu, Thoux’a döndü. “Aslında Alros’un da burada olacağını düşünmüştüm.”

Thoux’un yüzü birden asıldı. Bıyıklarında köpükleri yavaşça sildi, ve içkisinin yanındaki kurabiyelerle oynarken alçak bir sesle konuştu.

“Olacaktı,o da gelecekti. Ama ufak bir aksilik oldu. Şimdi bunu halletmeye çalışıyorum.”

Alrosthei Szowre, Kulrth gibi tarihle atılmıştı Akademi hayatına.Ama uzmanlaşmak için politikayı seçmişti. Thoux’la tanışma öyküsü de onun politikaya olan bu ilgisiyle başlıyordu. Thoux, kısa bir süre Akademi’de bilim tarihi ve politika konulu bir ders vermiş, Alros’la da böyle tanışmıştı. Onu Akademi’deki 7 yılından sonra, şu sıralar yaşadığı iç karışıklarla gündemde olan başgezegen Rei Xen’de bulunan Tuscan İletişim Akademisi’ne göndermişti. Kulrth, Rei Xen çalkalanmaya başladığında Alros’a tek kullanımlık minik bir ulak robot göndererek nasıl olduğunu sordu. Gelen cevap ise Alros’un o tipik cevaplarından biriydi:

“İyiyim.”

Kısa ve detaysız. Kulrth başka bir şey sormadığı için Alros da açıklama gereği duymamıştı.

Thoux’un devam etmesini bekliyorlardı, o ise dalıp gitmişti. Kulrth sessizliği bozdu :

“Sorun nedir Thoux? Ciddi bir şey mi?”

Thoux, bakışlarını kaldırmadan cevap verdi:

“E öyle sayılır”.İçkisinden bir yudum aldı. “Tutuklandı.”

Thoux’un son sözleri masaya bomba gibi düştü. Kulrth ayağa fırlamış masanın etrafında söylenerek dolaşmaya başlamıştı. Jorane,eli içki bardağında donup kalmış, endişeli gözlerle Thoux’a bakıyordu. Buoqes ise kendinden beklenmeyecek bir öfkeyle bağırıyordu:

“Saçmalık,bir bilim adamını tutuklayamazlar! Hem de Rei Xen’de,böyle bir zamanda. Neler oluyor Nog? Alros gibi birini,hadi onu geçtim,bir bilim adamını hangi gerekçeyle tutuklayabilirler?”

Thoux şaşkın şaşkın bir Kulrth’e bir Buoqes’a bakıyor ve ağzından tek kelime çıkmıyordu.

“Nog, Xealon aşkına,bir şeyler yapmalıyız. Neler oluyor,söylesene!”

Salondaki herkes dönmüş,bir hızlı adımlarla daireler çizerek yüksek sesle küfürler savuran uzun boylu adama, bir masanın üstünden Thoux’a eğilmiş bağıran genç kadına bakıyor,anlam vermeye çalışıyorlardı.

Thoux sabırla sakinleşmelerini bekledi. Kulrth gelip Thoux’un arkasındaki sütuna yaslandı. Jorane hala aynı bakışla Thoux’u izliyordu.

Grubun beklentilerinin aksine, Thoux kısa ve net iki cümleyle konuyu kapattı:

“Üzerinde çalışıyorum.Yakında hallolur.”

1 yorum:

platypus dedi ki...

Xealon, aylar önce başladığım ve hala daha süren bir hikaye...
Bitmeyen bir hikaye...
Orada bir dünya oluştu, o dünyada yaşamaya devm ediyorlar.
Ben de buradaki yorumlara göre o dünyayı sanal ortama açmaya devam edeceğim
;)
yorumlarınızı bekliyorum.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails