Sayfalar

Cumartesi, Mayıs 17, 2008

Xealon Günlükleri -- Bölüm: Buospota -- Buluşma (1-2)

Buluşma

1.

Birden bastıran yağmurdan korunmak için pelerinin başlığını geçirdi. Bu tip fırtınalarda tek kişilik jet-motorları çalıştırmamak en iyisiydi,fırtına çalışan aracı açık bir yıldırım hedefi haline getiriyordu.

O da Xealon’a iner inmez en yakın satıcıdan aldığı aracını ,fırtına bastırınca, güvenli olduğunu düşündüğü bir kaya altına park etti. Xealon Choire pisti ile buluşma noktası arasında ondan başka çok az kişinin bildiği kestirme yola çıktı. Elbette yol artık kestirme değildi. Geç kalacaktı. “Madenleri sonra da ziyaret edebilirdim.” diye kendine kızdı. Ama yapacak bir şey yoktu artık. Birden bastıran fırtınaya eski Ghumasz adetlerinden kalma bir küfür yolladıktan sonra yürümeye başladı.

2.

Nogul Thoux resmen açılışı dört gün sonra yapılacak enstitüye en yakın mesafedeki hanın yemek salonunda,eski dostu Hawszon Kulrth’la derin bir sohbete dalmıştı. Kulrth ve Thoux ilk bakışta birbirlerinden oldukça farklıydılar .Kulrth’in siyah uzun saçları ve gri gözleri yüzüne bilge bir anlam katıyordu. Yüzünü neredeyse tamamen saran sakalı ise onu olduğundan yaşlı gösteriyordu. Kulrth’in birlikte çalıştığı diğer bilim adamları ile arasındaki yaş farkını gizlemek için sakal bıraktığı söylense de ortalama 170-180 yıllık Ghumasz ömrü düşünüldüğünde gençliğini gizlemek için sakaldan fazlası gerekirdi. Çünkü Kulrth, Buospota’nın getirdiği Yeni Düzen’deki rolüyle tarihe geçmeden çok önce Goaxie Sistemler Akademisi’ne kabul edilen en genç bilim adamı olarak bilim tarihine adını yazdırmıştı. Thoux ise dağınık kır saçları, bembeyaz sakalı ve esmer teninin üzerinde cam gibi parlayan açık mavi gözleri ile hınzır bir büyücüye benziyordu. Kulrth’e göre Krallık’taki en parlak beyin ve en iyi öğretmendi Thoux. Onu sadece uzaktan gören diğerlerine göre ise çok çalışmaktan erken yaşlanmış görünen zararsız bir deli.

Her ne kadar birbirlerinden farklı görünseler de bu iki adam enstitüye konulacak isme sıra geldiğinde aynı ismi önerecek kadar da birbirlerine benziyorlardı. Eski Ghumasz dilinde Buospota, bir çiçek ismiydi aslında. Göçmen Ghumasz’ların atalarının uzun bir süre boyunca yaşadıkları düşünülen ama nerede olduğunu hiç kimsenin bilmediği Khumna gezegeninde her yerde bu güzel çiçeğe rastlanabileceği söylenirdi.Çiçeğin en büyük özelliklerinden biri pigmentlerinin flurosan özelliği nedeniyle karanlıkta etrafına hafif bir ışık yayıyor gibi gözükmesiydi. Diğeri ise,çok çabuk yayılmasıydı. Bir tane Buospota iki yüz metrekarelik bir alana bir hafta içinde yayılabilirdi. Yayıldığı alan,yüzlerce Buospota’nın saçtığı ışık ve eşsiz kokuyla kökten değişirdi. Karanlığı değiştiren bir çiçekti Buospota.

***

Thoux,gidişinden 7 sene sonra gönderdiği mektupta Kulrth’e Goaxie’de ne kadar daha kalması gerektiğini soruyordu. Kulrth,araştırmasının sonuçlarını yazıyordu o sıralar. Bir sene içerisinde,belki de daha önce bitireceğini söylemişti. 6 ay içinde makalesini tamamlayıp Xealon’a geldi. Choire’da kurulacak enstitüye en yakın hana yerleşti. Geldiğinden beri geçen iki haftada günlerini Thoux ile hanın bahçesinde heyecanlı tartışmalara dalarak geçiriyordu.

Fırtınanın bastırmasından önce Thoux ile Kulrth,hanın bahçesinde,Thoux’un en sevdiği hora ağacının altında enstitünün çekirdeğini oluşturacak komite üzerinde konuşuyorlardı. Enstitü Krallık’ın uzun zamandır ihtiyacını duyduğu teknoloji üssü olacaktı.Ama sadece birkaç kişinin bildiği başka bir yönü daha vardı enstitünün. Şimdilik Thoux ve öğrencileri arasında korunan bir sırdı bu. Thoux güvendiği isimleri, ihtiyaç duyacakları tüm bilgileri edinmeleri için çeşitli yerlerde görevlendirmiş ve böylece onlarla enstitü üzerinde , Krallık ajanlarının dikkatini çekmeden çalışmaya başlamıştı.

İkili yıllar önce olduğu gibi koyu bir sohbete dalmışlarken,önce hava birden karardı.Aniden bastıran sağanaktan kaçmak için içeriye koştular.Thoux girenleri görebileceği bir masa seçti. Yerlerine yerleştiklerinde konuşmaları hiç bölünmemiş gibi devam ettiler.

İkili enstitünün temeline inşa edilecek gizli bir odanın planı üzerinde çalışırken, uzun boylu ve alımlı genç bir kadın yağmurdan sırılsıklam olmuş gür siyah saçlarını savurarak içeri girdi. Etrafına hızlıca göz attıktan sonra Thoux’un oturduğu masayı gördü. Hızlı adımlarla masaya doğru yürürken yeşil gözleri sevinçle parlıyordu.

“Nog,nihayet…”

Thoux sesin sahibini gördüğünde ayağa fırladı. Kulrth ise şaşkınlıkla baba-kız edasıyla sarılan ikiliye bakıyor ve Thoux’un bir kızı olup olmadığını,varsa kendisine nasıl olup da hiç benzemediğini soruyordu. Genç kadın ona döndüğünde şaşkınlıktan selam vermeyi unuttuğunu fark etti. Ağır ağır yerinden kalktı ve görünüşünden beklenmeyecek bir zerafetle genç kadının elini tuttu ve öptü.

“Ben Hawszon Kulrth.Tanıştığıma memnun oldum ”

“Hawszon Kulrth? Şu ünlü tarihçi mi? Ah ben de tanıştığıma çok memnun oldum,gerçekten.Aslında eğer vaktiniz varsa,size Xealon hakkında yeni öğrendiğim bazı şeyleri danışmak isterim. Ah harika, harika. Biliyor muydunuz…”

Thoux babacan bir gülümsemeyle lafa karıştı:

“Hawszon, uzun bir süre bizimle kalacak,merak etme. ”

Sonra Kulrth’e döndü,

“Ve bu genç bayan da Buospota’nın çekirdeğini oluşturacak dört isimden biri Haw, Buoques Gromsz. Kendisi sistemdeki en iyi ekofizikçilerden biridir. Özellikle Krallık biosferi ve gezegenlerdeki madenlerin binlerce yıllık oluşum süreçleri konusunda uzmandır.”

Buoqes’un beyaz yüzü pembeleşti:

“Heyecandan kendimi tanıtmayı unuttum,özür dilerim.”

“A,hiç önemli değil. Ama lütfen oturun, yorgun görünüyorsunuz.”

Buoqes’un Thoux’un kızı olmadığı ortadaydı,ve Kulrth buna sevindiğini fark etti. Hemen yüzüne ciddi bir ifade takınıp düşüncelerini başka yöne kaydırmaya çalıştı.

Buoqes, Thoux’un yanındaki sandalyeye yerleşirken saçlarının aksine kupkuru olan pelerinini çıkardı.

“Biraz yoruldum,evet. Aslında dün geldim Choire’a.Ama burada Nog’un “isteği” üzerine kurulan Koruma Parkı’nı ziyaret ettim.Öyle büyük,öyle zengin bir park ki… Dolaşırken zamanı unutmuşum,geç kaldım o yüzden.”

“Yok yok,endişelenme geç kalmadın. Hala bir eksiğimiz var zaten.”

Thoux’un yüzünde hınzır bir gülümseme belirdi.

“Onun pistin çok yakınında,yeni açtığımız şu,sadece robotların çalıştığı madenleri görünce dayanamayacağını biliyordum. O yüzden buluşma saatimizi iki saat öncesi olarak söylemiştim.”

Yavaşça arkasına yaslandı.

“Neredeyse gelir.”

Tam bu sırada hanın kapısında pelerinin içinde kaybolmuş genç bir kadın belirdi. Başlığını çıkarttığında omzuna dökülen turuncu dalgalı saçları,bir anda alev almış gibi göründü handakilerde. Şaşkınlığın yerini bir sessizlik ve ardından da derin bir mırıldanma aldı. Handakiler uzun süredir bu yüzü görmemişlerdi.

Thoux, herkesin nereye baktığını anlamak için kafasını çevirdiğinde genç kadınla göz göze geldi.

“Hatta geldi bile.”

2 yorum:

gar sakini dedi ki...

blogcugun hayırlı olsun pınarcım, pek bir güzel olmuş yazın, devamını bekliyoruz

platypus dedi ki...

sagolasin isilcik,
devami geliyor :) begendigine sevindim.umarım devamı geldikce begenmeye de devam edersin =)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails