Sayfalar

Cumartesi, Nisan 02, 2011

Mesele

Haykırsana korkmadan
Derinden avaz avaz.
Her haykırışla bir isyan
Çok sesli bir sessizliğe.
Sonra gözlerine bırak
Dilinin düğümünü..
Anlaşılmak bir yalan,
İşte bütün mesele bu.

Cümlelerin bitmesin,
Dert etme yüklemini.
Benim ellerim,
Özlemlerim bitmiyor,
Gözlerim, gözyaşlarım,
Sevgilerim bitmiyor.
Başkasız insan olmaz,
İşte bütün mesele bu.

Soracaksan eğer bir soru,
Nereden değil neden de.
Öznesiz sözlerde saklı yalın
Ve en asıllı cevaplar.
Hem güneşten saklanan altın
Mum ışığında da parlar.
Bir kişilik huzur yoktur,
İşte bütün mesele bu.

Salı, Ekim 12, 2010

Cok yakinda, takipcilerin secimiyle...

Blogumla epeydir ilgilenemedim, ama onumdeki iki hafta boyunca en azindan iki-uc farkli yazi hazirlamayi dusunuyorum. Bunlardan biri gezi yazisi olacak: Fareli Koyun Kavalcisi'nin gectigi yer olan Hameln'le ilgili gezi notlarimi (birkac fotograf ve bir video ile) paylasacagim.

Ardindan artik haftalik olarak yapmayi planladigim bir kose gelecek : "Editorce"... Ilk seferlik iki tane yaziyi ardarda yayinlayacagim. Bu kosede yapmak istedigim unlu bilim dergilerinin editor yazilarinda cikan konulari kisaca ozetlemek ve tartismak. Bu iki haftanin yazilarindan ilki, birkac ay once Nature Neuroscience isimli bilim dergisinin editor yazisini ("Bir model organizma olarak universite ogrencisi (University student as a model organism (doi:10.1038/nn0510-521))" ) hem dunya hem de Turkiye bazinda burada tartismayi dusunuyorum.... Isminden de anlasildigi gibi cok eglenceli bir editor yazisi, o yuzden burada yazacagim yazi da buyuk olasilikla oyle olacak.

Ikinci yazi konusunda ise birkac secenek var...
Bu siteye duzenli olarak gelip bakanlardan ya da arada bir de olsa ugrayip gorusunu belirtmek isteyenlerden ricam gormek istedikleri konuyu asagidan secip numarasini yorum olarak yazmalari....


1) Ac bir dunyayi nasil besleyebiliriz? (How to feed a hungry world? Nature, Temmuz 2010, doi:10.1038/466531a. Usutnde cok fazla yorum yapmaya gerek yok. Acilen cozulmesi gereken sorunlarin belki de basinda gelen bu konuyla ilgili bir yazi oldukca ilginc olabilir.Turkiye'nin populasyon artisindaki kontrolsuzlugu (Erdogan'in bir basbakana yakismayan bir bilincsizlikle en az 3 cocuk onermesi gibi), verimli topraklarda dusuk degerli besinlerle ve yoksullukla mucadele konusunda simdiki ve onceki hukumetlerin eylemsizligi kadar bilimsel acidan da ele alinmasi gereken, bilimadamlarinin onemli sorumluluklarindan biri olan bir konu. Ister istemez biraz da siyasi bir yazi olur sanirim.)

2) Benzinin otesinde (Beyond Petroleum? Science, Agustos 2010, DOI: 10.1126/science.1194561. BP'nin yarattigi cagin en buyuk cevre felaketinden ve BP'nin bu felaketten once ortaya attigi "Beyond Petroleum" sloganindan yola cikan yazida alternatif enerjiye yonelimin gerekliliginden ve neler yapilabileceginden bahsediliyor. Turkiye alternatif enerjiler soz konusu oldugunda Dunya'daki en verimli bolgelerden biri. Bu konunun da ilginc olabileceigni dusunuyorum.)

3) Bilim standardlarini yeniden belirlemek... (Reframing Science standards, Science,DOI: 10.1126/science.1195444. Bu konu ayni zamanda bilim egitimiyle ilgili Amerika'da yapilmasi istenen degisiklikleri de ele aliyor. Benim yazimda da tabii ki Turkiye'deki sistem ve karsilastirmalar olacak.)

4) Cevrilen* ekoloji (Translational Ecology (burada fikri eyleme dokulmesi seklinde bir cevrimin yanisira genetikte protein sentezi sirasinda genlerin okunmasi ve aminoasitlerin siralanmasi anlamina gelen translation'a da gonderme yapildigi icin tam ceviremedim.)Science,Agustos 2010.DOI: 10.1126/science.1195624)

5) Yukselen Almanya (Germany rising. Nature,Eylul 2010. Bilim dunyasinda tekrar yukselise gecerek 2.Dunya savasi oncesindeki konumunu yakalamak uzere olan Almanya ve bunun nasil basarildigi, Turkiye'de bu tip bir girisim icin neler gerektigi, neler yapilabilecegi uzerine bir yazi dusunuyorum.)

Daha fazla vakit gerektirecek ama kesinlikle yazacagim bir diger yazi da, yine yapmayi dusundugum bir diger kose icin olacak. Bu kosede de en guncel ve en onemli bilimsel gelismeler hakkinda yazacagim. Ilk yazi, bilimadami (yada daha cok CEO) Craig Venter ve grubunun yapay bir genomla olusturduklari bakteri, ve ardindan gelen yapay yasam tartismalari ve Venter'in genetikte kullanilan pekcok teknigin patentini alarak kontrol sahibi olmaya yada daha dogrusu 'monopoly" yaratmaya calistigi iddialari uzerine.

Yorumlarinizi bekliyorum

Sevgi ve isikla kalin.

Cuma, Eylül 10, 2010

Ask'i dansetmek...

Bu kadar estetik, bu kadar güçlü, bu kadar yoğun.... Fırtınalı bir aşkın bir dansla daha önce bu kadar güzel anlatılabildiğini zannetmiyorum.

Dans kadar dansçıların makyajı ve mimikleri de mükemmel...

Akrobasi de yanında hediyesi...

İyi seyirler...




Salı, Eylül 07, 2010

Tek Sayfalık


Bir delik var içimde,

Sanki bir delgeçle delinmişim.


Beklerken başlamasını müziğin

Hayatımın arka planında,

Yanımda belki bir dost,

Elimde belki bir sigara,

Bir öyküde belki yan karakterleriz,

Sokak çalgıcılarını kıskanmışım.


Sanki bir mecburiyetmiş gibi eklenmek

Öyküsüne bir diğerinin,

Rüzgarla sürüklenip gelmiş

Bir kağıt parçası olan benin

Anlaşılamamış üstünde ne yazdığı.

İlk uygun yere iliştirilmişim.


Eklemeyin, belki sakıncalıyım.

Zaten çoktan delik deşiğim.

Hatta belki zehirliyim de.

Belki karıştı mürekkebim mürekkeplerine

Diğer öykülerin.


Boşverin, kim nereye uyarmış.

Kim neymiş, ne değilmiş.

Bazen savrulmalı rüzgarda.

Ve bazen bulunan her sayfa

Kopmamıştır ki bir kitaptan.


Bazen anlatılanın ana fikri

Tek bir satırındadır.

Bazen tüm öykü

Tek sayfalıktır.

Cumartesi, Eylül 04, 2010

Bir kitap bir video....

Bir filmin ya da bir kitabın arkasından yorum yazmak istiyorsanız düşüncelerinizin biraz soğumasını beklemeniz genellikle daha iyidir.

Ama bu sefer çok beklemeye gerek yok sanırım... Hatta bahsedeceğm kitabı bitirip derin bir nefes alalı daha beş dakika bile olmamışken...

Ejderha Dövmeli Kız... Yeni bir kitap değil, aylardır önümde duruyordu, nedense içimden gelmedi kapağını açıp okumaya başlamak... İki gün önce gece vakti elime aldım ve bir anda içine çekildim.

Devamını kesinlikle okuyacağım. Ama ilki için şunu söyleyebilirim: Son zamanlarda bu kadar iyi bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. İçiçe girmiş, birbiriyle alakalı ya da alakasız (yanlış saymadıysam) dört öykü, bugüne kadar belki de en fazla ısındığım kadın karakter... Idealler üzerine, politika ve ekonomi üzerine alttan alta gelen eleşitiriler ve çok sıkı, mükemmel dokunmuş bir polisiye kurgu... Bazı bölümlerde heyecandan kitabın kapağını kısa süreli kapatıp, kendi kendime konuştuğumu itiraf ediyorum! (Tamam, bu biraz benim kaçıklığımdan da olabilir.)

Çok şey söylemeyeceğim. Mutlaka okunmalı. Bestseller olmuş, boşuna değil.

Bir de geçen günlerde öğrendiğime göre bir filmi var (Bayağı geç öğrenmişim, farkındayım). Onu da merak ettim. Sanırım yarın da onu izleyeceğim (Birşeyi sevince peşini bırakamayanlardanım, ne yaparsınız.)

Bir dipnot yazmadan geçemeyeceğim. Kitabı okumayanlar burayı atlayabilirler. Son sayfaya kadar kendimi tuttum, ama son sayfada erkeklere çok sağlam küfrettim. Hala da ediyorum. Nedeni çok mantıklı durmasa da... Galiba kitabın içine düşüp karakterlere çok bağlanıyorum...

İkinci olarak da... Bir süredir buradan yaptığıma devam ediyorum, yeni bir klip ekliyorum. Youtube hala sorunlu Türkiye' de biliyorum ama eminim herkes artık bir yolunu bulmuştur...

(aslini kaldirmislar akustigiyle degistirmek durumunda kaldim :( )




Sevgi ve ışıkla...

Cuma, Eylül 03, 2010

Ironi...

Ice dokunan hafif bir melodi, harika sozler ve... cok eglenceli bir video...

Sabah almam gereken gulumseme dozunu bana verdi.

(House sezon 5 bölüm 14 - final)

Çarşamba, Eylül 01, 2010

Pete Yorn -Lose you....

House sever misiniz?
Bir dostum araciligiyla kesfettim Pete Yorn'un bu muhtesem sarkisini... Bir House bölümünün finalindeki sarkiydi...
KAybediyoruz... Eksiliyoruz... Yeniden yesermek, yeniden cogalmak icin belki... Belki de oyle bir sey hic yok... Kimbilir...

(House,M.D. 5.sezon 20.bölüm)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails